“Kürkümün İçine Bir Şey Giymedim” dedik ve bu konu bazılarının hoşuna gitti, paylaştı. Sonra hayvanseverler dedi ki, çok güzel bir hareket biz de destekliyoruz. Gazeteler ve dergiler ise bu konuyu duydu ve duyurdu… Sonra neler mi oldu?
Malum havalar artık buz gibi. Biz bir şekilde sıkıca giyinip korunuyoruz ama, peki ya sokaktaki sevimli hayvanlar? Kürkleri var diye üşümüyorlar zannetmeyelim. Yazın nasıl çırpındıysak susuz kalmasınlar diye, kışın onları unutacak mıyız? Kimsenin kalbi elbette bu duruma dayanamaz. Biz elimizden geldiği kadar yardım etsek de yeterli olamayacağımızı düşünüyoruz. Bu yüzden, sizlerin de yardımına ihtiyacımız var. Peki, onlara yardım etmek için neler yapabileceğinizi biliyor musunuz?

Webrazzi’de gündem “online pazarlama ve reklam” olunca sohbet uzadı, koyulaştı. Takım elbiseli – tıraşlı ekiplerin sıkı sunumları ardından, sakallı birkaç kreatif dijital reklam ajansı sahibi/yöneticisi ” optimization, conversion, crm, earned user, analitics ” gibi teknik kavramların kreatif işlerle nasıl “embedded” hale geldiğini konuşup hemfikir oldular.
Gündemi takip için : http://www.webrazzi.com/gundem/

Bizdeki Tekel grevine benzmesede Belçika’da bu hafta grev var. İlginç olan grevin konvansiyonel reklam ajanslarının web siteleri üzerinden sanal olarak başlatmaları. Famous, JWT, Ogilvy, LBi, TBWA, Publicis, VVL BBDO, LDV, Boondoggle, Air on Air, Saatchi, McCann Lowe ve Kunstmann gibi ajansların başı çektiği 20′nin üzerinde ajans ülkedeki konkur sistemini eleştirmek için web sitelerini 1 haftalığına kapıyorlar. kontrol çin : www.famous.be ’ye göz atıp dertlerini anlatan 24 sayfa yazıyı okuyabilirsiniz. Kısaca özet geçmek gerekirse, krizde açılan konkurlara müşterilerin 10 ajansı davet etmeleri (tanıdık geldi sanki) ve devamında 4 ajanslı yeni briefler içeren short listler ajansları bezdirmiş durumda. İlginç ve güzel olan bu hafta hükümetle masaya oturup bu konuyu tartışacak olmaları, orta vadede diğer ülkelerde de bu hareketin yayılması hedefleniyor. Darısı 20 yıldır mükemmel yönetilen, hiç böyle problemler yaşamayan türk reklam sektörüne..

İnternetin coştuğu katlanarak büyüdüğü şu dönemde, televizyonun hala ayakta tutan en büyük Amerikan reklam olayı. Bu sene 30 sn. 3 mil. dolardan kapış kapış giden, 44 yıllık SuperBowl macerası adland.tv‘den ;
Not : New Orleans Saints Rulez !

2009’da hayatımızın merkezine oturan sosyal medya; 2010’da büyük bir çıkış yapacakmış! Farklı açılardan bakmaya çalışırsak;
Sosyal Medya’cılar : 2009’da gösterdiğiniz çabalar sonuçsuz kalmayacak. 2010’da büyük gelişmeler sizi bekliyor. Özellikle bol bol para:) 2010’un en önemli öngörüsü sosyal medyanın artık çok ciddi bir bütçeyle çalışacağı. Ayrıca sosyal medyanın 360 Derece Pazarlama’da büyük bir rol oynayacağı da konuşuluyor. Her şey anlık olacak 2010’da. Ufak gecikmeler bile müşteri kaybına sebebiyet verecek. (bknz: http://www.dreamgrow.com/22-social-media-marketing-trends-for-2010/)

Twitter; gün gittikçe daha çok konuşulan, sosyal medyanın ne kadar güçlü olduğunu, gelecekte ne kadar güçleneceğiyle ilgili aklımızın duvarlarına ciddi veriler yansıtan, milyonlarca kişinin kullandığı dev bir sosyal medya aracı oldu. Bunu zaten hepimiz biliyoruz. En klişe cümle, en açıklayıcısı olduğu için onu kullanalım: Biz ülke olarak globalleşen bir dünyada, hayatımızın her safhasına nüfuz eden bu dijital evrenin ne kadar içindeyiz? Ne kadar bu evrenin bir parçası gibi davranabiliyoruz? Sosyal medya iletişiminin en kolay ve en yaygın aracı olarak gösterilen, mikro blogculuğun yaratıcısı twitter’ın üzerinden konuya ışık tutalım.




